Soğuk algınlığına yakalanmayalım diye bol bol zencefil çayı demliyorum. Geçenlerde ikram ettiğim arkadaşım, artık kahvaltıda zencefil çayı demlediğini söyledi.
Bir bardak çay için:
Zencefil çayı için bir su bardağı kaynar suyu porselen demliğe dolduruyor sonra 4–5 dilim küçük küçük zencefilleri dilimliyorsun üstünü kapatıp 10 dakika demlenmesini bekleyip balla tatlandırıp içiyorsun. Tadı çok güzel Limon kokusunu anımsatıyor.
Zencefilin Vücuda Alınma Yöntemleri
1- Zencefil çaylarla birlikte alınabilir özellikle yaş zencefil dilimlenerek fincan içerisine konmuş çayda bekletilir.
2- Toz halindeki zencefil bal ile özenerek alınabilir.
3- Ayrıca çay, bal, zencefil karışımı da oldukça etkili bir tiryaktır.
4- Bunlardan farklı olarak zencefil "toz olarak" 1 gramlık dozlarla doğrudan alınabilir(özellikle hamilelerde)
5- Zencefilin diğer bir alınma yöntemi de zencefilli yemek, pasta ve tatlılarla olmaktadır.Alıntı
Kakule zencefilgiller ailesindendir. Geleneksel olarak Osmanlı mutfağında kullanıla gelmiştir. Ayrıca Güneydoğu bölgemizde de "mırra" denilen kahvenin içine katılır. Tedavi ve baharat amaçlı olarak kullanılır.
Kakulenin faydaları: Kaküle çok güçlü bir antiseptktir. Tamamı
Evin bahçesinde bir Turunç ağacı var, Turunçları nasıl değerlendireyim diye düşünüyordum. Önce limon yerine salatalarda kullandım hatta daha lezzetli oldu diyebilirim. Birde keklere denedim, ancak kabuğunu rendelediğimizde aşırıya kaçmamak gerekiyor acılık veriyor
.
Ayrıcada internette aradım Turunç ile neler yapılıyor diye, Turunç ekşisine rastladım, “turunçların suyunu sıkıp kaynatıyorsunuz, rengi, kıvamı koyulaşana kadar” diye yazıyordu çok basit geldi.
Bende en kısa zaman da denedim:
20 adet turunç’u sıktım kaynattım, yirmi adetten bu miktar çıktı :)
Kaju (Hint Fıstığı) ailece sevdiğimiz bir çerez çeşidi, kaju fıstığının çok ilginç bir meyvesi var, bir meyveden sadece bir fıstık yetişiyor merak edenler için buraya bakabilir.
Muharrem ayının onuncu günü, Aşure günüdür. Muharrem ayı, Kur’an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir.
Hadis-i şerifte buyruldu ki: (Aşure günü Nuh aleyhisselamın gemisi, Cudi dağına indirildi. O gün Nuh ve yanındakiler, Allahu Teâlâ ya şükür için oruçlu idiler. Hayvanlar da hiç bir şey yememişti. Allahu Teâlâ denizi, beni İsrail için, Aşure günü yardı. Yine Aşure günü Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselamın ve Yunus aleyhisselamın kavminin tövbesini kabul etti. İbrahim aleyhisselam da o gün doğdu.) [Taberani]
Peygamber efendimiz bir gün öğleye doğru buyurdu ki: (Herkese duyurun! Bugün bir şey yiyen, akşama kadar yemesin, oruçlu gibi dursun! Bir şey yemeyen de oruç tutsun! Çünkü bugün Aşure günüdür.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud]
Aşure günü hakkında birkaç hadis-i şerif meali daha:
(Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları af olur.) [Müslim, Tirmizi, İ. Ahmed, Taberani]
(Aşurenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehitler ve Salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur.) [Şir’a]
(Aşure günü, ilim öğrenilen veya zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer.) [Şir’a]
(Aşure günü, on Müslüman’a selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur.) [Şir’a]
(Aşure günü oruç tutan o yıl tutamadığı [nafile] oruçlarının sevabına kavuşur.) [Deylemi]
(Aşure günü bir gün önce, bir gün sonra da tutarak Yahudilere muhalefet edin.) [İ.Ahmed]
[Yalnız Aşure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutmalı!]
Bugün yapılacak işler:
Peygamber efendimiz, bugün bir hurmayı mübarek ağzında ıslatıp çocukların ağzına verirdi. Çocuklar, Resulullah’ın mucizesi olarak akşama kadar bir şey yiyip içmezlerdi. Bugün bazı hayvanların bile bir şey yemediği bildirilmiştir. Bir avcı, Aşure günü, bir geyik yakaladı. Geyik, yavrularını emzirip akşamdan sonra dönmek üzere, avcının izin vermesi için, Resulullah efendimizden, şefaat istedi. Avcı, geyiğin akşama kalmadan hemen gelmesini isteyince, geyik, (Bugün Aşure günüdür. Bugünün hürmetine yavrularımızı emzirmeyiz. Onun için akşamdan sonra gelmek için izin istedim) dedi. Bunu duyan avcı, geyiği Resulullah’a hediye etti. O da, geyiği serbest bıraktı.
2- Sıla-i rahim yapmalı. Yani akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte, (Sıla-i rahmi terk eden, Aşure günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur) buyruldu. (Şir’a)
3- İlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, ilim öğrenilen veya Allahü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer) buyuruldu. Bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun bir kitap, Ayrıca Kur’an-ı kerim okumalı, kazası olan kaza namazı kılmalı. (Şir’a)
4- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud dağı kadar sevaba kavuşur) buyruldu. (Şir’a)
(Bugün aşure ibadet) diye aşure pişirmek günahtır. Aşurenin bugüne mahsus ibadet olmadığını bilerek, bugün aşure veya başka tatlı yapmak günah olmaz, sevap olur. Bu inceliği iyi anlamalı. Tedavi niyetiyle sürme çeken bugün de sürmelenebilir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü ismidle sürmelenen, göz ağrısı görmez) buyruldu. (Hakim)
5- Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, on Müslüman’a selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)
6- Çoluk çocuğunu sevindirmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur) buyuruldu. (Beyheki)
[Bu sevaplar, itikadı düzgün olan, namaz kılan ve haramlardan kaçan mümin içindir. Bunlara riayet etmeyen kimse, Aşure günü, bir değil, defalarca gusletse, günahları af olmaz.]
Hazret-i Hüseyin, 10 Muharremde şehid edildi. O yüce imamın şehid edilmesi, elbette bütün Müslümanlar için büyük musibet ve üzüntüdür. Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali ve Hazret-i Hamza’nın şehid edilmeleri de, böyle büyük musibet ve üzüntüdür. Fakat Peygamber efendimiz, Hazret-i Hamza’nın şehid edildiği günün yıldönümlerinde matem [yas] tutmadı. Matem tutmayı da emretmedi. Matem yasak olmasaydı, herkesten önce Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu. Hadis-i şeriflerde buyruldu ki: (Matem tutan, ölmeden tövbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.) [Müslim]
(İki şey vardır ki, insanı küfre sürükler. Birincisi, birinin soyuna sövmek, ikincisi, ölü için matem tutmaktır.) [Müslim]
Hicri Yılınızı Tebrik Eder Hayırlara Vesile Olmasını Rabbimden dilerim.
Hicrî Yılbaşı (1 Muharrem 1430)-29 Aralık 2008
اللهم اجعل عامنا الهجري الجديد عام خير ونصر وسعادة لكل المسلمين
كل عام وانتم بخير
Happy New Islamic year to all Muslims.
May Allah (subhana wa ta'ala) open our eyes, ears, hearts and minds to other people.
“Muharrem” ayı, İslâmî (hicrî-kamerî) senenin birinci ayı ve Kur’ân-ı kerîmde kıymet verilen 4 aydan biridir. Kıymet verilen dört aydan diğerleri ise, Zilka’de, Zilhicce ve Receb aylarıdır. (Tevbe sûresi, 36. âyet)
“Hicrî-Kamerî Takvim” Sevgili Peygamberimizin, Mekke’den Medîne’ye hicret ettiği sene, başlangıç kabûl edilir.
Müslümanlar da kendi yılbaşı gecelerinde ve günlerinde müsâfeha ederek, telefonla veya mektup yazarak tebrikleşirler.
Birbirlerini ziyaret eder ve hediye verirler. Yeni yılın, birbirlerine ve bütün Müslümanlara hayırlı ve bereketli olması için dua ederler. Büyükleri, akrabayı, âlimleri evinde ziyâret edip duâlarını alırlar. Bugün de, bayram gibi temiz giyinip, fakîrlere sadaka verirler.
“Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut. Çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, o günde, Allahü teâlâ, geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.” [Tirmizî]
Mübârek gün ve geceleri ihyâ etmeli ve saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günâh işlememekle olur. Allahü teâlâ, “Bu gecelerde yapılan duâ ve tevbeleri kabûl ederim” buyuruyor. Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, mübârek gecelere kıymet vermiş, o gecelerdeki, duâ ve tevbeleri kabûl edeceğini bildirmiştir.Alıntı