Sıhhat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sıhhat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2013

Suyu neyin içinde sakladığımız da önemli değil mi?



Eskiden kocaman toprak kaplarda saklanır, buz gibi de serin kalırmış su. Bugün plastik damacanalar veya bidonlar bulunuyor çoğu evde. Suyumuzu nasıl daha sağlıklı saklarız?

Eskiden içme suyu olarak daha çok şebeke suyu kullanılırdı. Şebeke suyu içmeyenler sakalardan cam damacanalar içinde bulunan suyu içerlerdi. Bakkallarda ise su küçük şişelerde ya da küçük damacanalarda (Hamidiye suyu gibi) satılırdı. Seksenli yıllardan sonra anlı şanlı sanayicilerimiz su işine de el attılar ve plastik pet şişe iznini aldılar. İhtilal yıllarıydı.


 Halk bunların tehlikeleri hakkında uyarılmadı. Basında da fazla bir muhalefet olmadı. Daha sonra şebeke suları iyice kirlendi ve içilemez hale geldi. Küçük ambalajlardaki sular ev kullanımı için çok pahalı idi bunun üzerine 18-20 litrelik damacanalar çıktı.

Tamamı

16 Nisan 2013

Kefirin Mayalanma Süresi



Kefiri buzdolabından çıkardığım sütle hemen mayalıyorum paket süt değil de sütçümden aldığım sütle yapıyorum, tercihe göre 24 saat veya biraz daha fazla bekletilebilir. Yandaki fotoğraftaki kefir 24 saatte mayalandı, süreniz uzadıkça daha yoğun kıvamlı ve ekşi olacaktır.

Bir litrelik kavanoza hemen hemen yarım litre süt 2 çorba kaşığı kadar da kefir mayası kullandım.



Kefir yapmaya geçen sene başlamıştım hala devam ediyorum elhamdülillah kefir mayasına hiç bir şey olmadı , hatta mayaladıkça kefirim çoğaldı şimdiye kadar beş tanıdığıma verebildim.





 

11 Nisan 2013

İnsanların Davranış Analizi



1.Eğer bir insan çok fazla gülüyorsa,hatta saçma sapan şeylere gülüyorsa;o insan içten içe büyük yalnızlık çekiyordur.
2.Eğer bir insan çok fazla uyuyor ise;büyük ihtimalle üzgündür,hüzünlüdür.

3.Eğer bir insan az konuşuyorsa,konuştuğunda ise hızlı konuşuyorsa;o sır saklayacak biridir ve ona güvenebilirsiniz.

4.Bir insan ağlayamıyorsa;o çok zayıf bir kişiliğe sahiptir.
5.Eğer bir kişi anormal bir biçimde yemek yiyorsa;büyük ihtimalle çok gergin ve stresli bir haldedir.

6.Eğer bir kişi ufak şeyler için bile ağlıyorsa;ya çok yumuşak kalplidir ya da masum olmasına rağmen suçlanıyordur.
7.Eğer bir insan herşeye çok çabuk sinirleniyorsa;o insanın sevgiye ihtiyacı vardır.
Alıntı

7 Nisan 2013

Glikoz Üretimi Nasıl Yapılıyor? Glikoz Neden İnsan Sağlığı Açısından Çok Tehlikeli?


Glikoz korkunç bir madde, nişastanın kimyasallarla parçalanmasından elde edilen bu ürün özellikle kan için çok zararlı. Çünkü olduğu gibi kana karışıyor. Doğal şeker, insülin ile parçalanarak kana geçerken, glikoz direk kana karıştığı çok zararlı. Mısır şurubu da aynı şekilde… Glikoz, kahverengi ve bal kıvamında bir madde, bu sebeple piyasada ucuz balların çoğuna maalesef glikoz katılıyor. Bal alırken çok dikkatli olmak gerekiyor.


Devamı

1 Nisan 2013

Esmer Şeker, Halk Arasında En Sağlıklı Şeker Olarak Biliniyor. Peki, Esmer Şeker Doğal Mı?


Şeker pancarı veya şeker kamışından elde edilen şeker, 
eğer atalarımızın usulü ile elde ediliyorsa sorun yok.
Şeker kamışı çok çabuk böceklenen bir bitki, böceklenmeyi önleyici kimyasal ilaç kullanıyorlar mı sorusunu sormamız gerekiyor. Şeker kamışı veya şeker pancarı yetiştirilirken, daha fazla ürün elde etmek amacı ile kimyasal ilaçlar ve suni gübre kullanılıyorsa o zaman sağlıklı diyemeyiz.


Devamı

19 Mart 2013

Kul Hakkı

Deterjanların %10-30 u yüzey aktiflerden oluşmaktadır. Bu maddelerin parçalanabilirliği (biyodegredasyon) çok önemlidir. Nitekim genelde parçalanması zor olan bu maddeler, su ve toprakta bozulmadan kalıp, akarsularla göl ve denizlere ulaşması buralarda yaşayan canlıları ve onlarla beslenen insanların sağlığını tehdit etmektedir. 

Deterjan katkı maddesi olarak kullanılan fosfat çevre ve insan sağlığına zarar vermektedir. Türkiye`de üretilen deterjanlardaki  fosfat oranı yüzde 15-30 arasında iken  Avrupa`da bu konuda getirilen sınırlamalarla  yüzde 1-5 arasında kullanılmaktadır. Fosfatlar ve diğer deterjan kirlilikleri nedenleri ile de birçok balık türü yok olmaktadır.1978 yılında Marmara denizinde 126 balık çeşidi varken bu gün bu sayı 25.

Kaynak



4 Mart 2013

Ev Yapımı Bulaşık Makinası Deterjanı

Sonunda bu tarifi denedim ve 4 gündür bu deterjanla bulaşıkları yıkadım ve çok memnun kaldım.

Tam 26 çorba kaşığı deterjanım oldu yani yirmi altı kere kullanabilirim ve sadece 26 silme çay kaşığı bint deterjanından ilave edip kavanoza koyup çalkaladım nemlenmesin diye devamlı kapalı tutuyorum hafif nemlenir gibi oldu kavanozu her kullandığımda çalkalıyorum.




İşte Tarif Burada:

Gerekli Malzemeler:
1.Bir su bardağı boraks (Kimyevi madde satıcıları, eczane ya da aktarlardan temin edilebilir)
2.Bir su bardağı karbonat yada çamaşır sodası
3.Bir yemek kaşığı kaya tuzu
4.Bir yemek kaşığı limon tuzu


Bütün maddeleri bir kavanozda karıştırın ve kapağı kapalı olarak muhafaza edin. Makinenizin deterjan bölümüne bu karışımdan bir yemek kaşığı yarım yada bir çay kaşığı da normal deterjanınızdan ilave edip bulaşıklarınızı en doğal şekilde temizleyebilirsiniz. Bu şekilde maruz kalınan zaralı maddeleri minimize etmiş oluruz. Suları çok kireçli olan bölgelerde doğal deterjanın verimi yüksek olmaz.
Ayrıca zorlu kirlerin üzerine  bu karışımı döküp temizleyebilirsiniz.

Kudret Livaoğlu
Kimya Yüksek Mühendisi








Deterjanlar, Mikroplara Ne Kadar Zarar Veriyorsa İnsana da Verir.

KİMYASAL Deterjanların Zararları

 







9 Şubat 2013

Kurutulmuş Hurma



Lütfiye ablanın kurutulmuş hurmaları çok nefisti tamamen doğal.

Tam olgunlaşmadan üst ve alt kısmını ellemeden kabuklarını soyarak ipe dizmiş ve sabah güneşi alan balkona  asıp kurutmuş ellerinize sağlık




5 Şubat 2013

Früktoz, Gerçekten Meyveden Mi Elde Ediliyor?

Früktoz, meyvelerdeki şekere verilen isim. Doğal yolla, yani meyveden ve dozunda alındığında zararı yok.  Ancak, piyasada satılan ve hazır gıdalarda kullanılan früktoz, kimyasal yolla elde ediliyor. Maalesef kaynağı meyve değil, mısır!
Meyvelerde hem früktoz hem glikoz hem de sakaroz var. Bunların içinden früktozu ayırmak hem çok zor hem de çok pahalı.
İnsan doğasına aykırı olduğu için şeker zehir oldu.


Tamamı

31 Ocak 2013

Kiviyi Kolay Yeme Yöntemi :))


Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma gününü anlattı ve:

‘Onda öyle bir saat var ki Müslüman bir kul o saate denk getirerek namaz kılıp Allah-u Teâlâ’dan bir şey isterse, Allah ona isteğini mutlaka verir’ buyurdu.
Buhari 895, Müslim 852/13

24 Ocak 2013

Rafine Şeker Zehir, Doğal Şeker Şifa

Prof. Topuz, bilim adamlarının "şeker pancarını" doğrudan doğruya lapa haline getirerek, fareler üzerinde kansere karşı koruyucu etkisi olup olmadığını test ettiklerini belirtti. Yapılan deneyde, 65 fareye radyasyon verip aynı zamanda şeker pancarı lapası vermişler, diğer 65 fareye sadece radyasyon vermişler. Şeker pancarı verilen farelerde, toksidenin yüzde95 oranında azaldığını görmüşler. Prof. Topuz, “Bu çalışma hayvanlar üzerinde yapılmış olsa da ümit verici bir çalışmadır. Doğal şeker pancarının hiçbir zararı yoktur, faydalı bir besindir, tüketilmesi çok faydalıdır” dedi.
Peki, şeker pancarı çok faydalı ve masum bir gıda ise şeker pancarından elde edilen rafine şeker neden zehir? Eskilerin altın değerini biçtikleri şeker, neden günümüzde hemen hemen tüm hastalıkların sebebi olarak gösteriliyor? Şeker mi suçlu, yoksa şekerin rafine işlemi sırasında gördüğü işlemler mi? Gerçekte şeker nedir? Hayatımıza ne zaman ve nasıl girdi? Kaç çeşit şeker var? Atalarımız şekeri nasıl üretip, tükettiler? Şekerin tarihi hangi gerçekleri ortaya çıkarıyor? Yaşamımız için şekerin önemi ne?  Hiç şeker tüketmezsek ne olur? Doğal şekeri doğru tüketmenin yolu ne?
...........

Kısaca, daha çabuk ve daha çok ürün almak için, “en ucuz şekilde ve en çok nasıl üretirim” anlayışı ile şeker pancarı fabrikaya girdiği andan itibaren, çok fazla işlem gördü ve kimyasal katkı maddeleri arttıkça, rafine edilmiş şeker zehir etki ile sofraların “tatlı zehiri” oldu. Bugünkü şeker üretim teknolojileri, o masum şeker pancarını zararlı hale getirdi ve her geçen gün kötüye gidiyor.
O zaman asıl suçlu doğal şeker değil, şeker pancarı ve şeker kamışının kimyasal katkılarla rafine işlemine uğrayıp yapaylaşması veya rafine şekerin genetiği değiştirilmiş organizmalardan elde edilmesi diyebilir miyiz?
Evet, kısaca böyle özetleyebiliriz. İşin içine yapay kimyasallar girdikten sonra, her ne kadar buharlaştırıp kimyasalları ayrıştırıyoruz deseler de kimyasal madde üretim sırasında şekerin içine işliyor ve tüketen insanın da içine işlemiş oluyor! Aynen filtre edilmiş kahve gibi… 

Tamamı 

12 Ocak 2013

Kullanılan Temizlik Ürünleri

Bulaşık ve çamaşır deterjanları, yağ çözücü, leke giderici, gibi temizlik ürünleri mikropları nasıl anında eritip yok ediyorsa, akciğer ve beyin hücrelerini de aynı şekilde doğrudan etkilemektedirler. Solunum yoluyla vücuda karışan bu temizlik ürünleri beyin damarlarını, akciğerlerdeki bronşları eritip yıpratır, kana karışır. Kan dolaşımı bozuklukları, MS, alzheimer gibi ağır beyin hastalıklarına, akciğer, karaciğer, böbrek hastalıklarına ve ayrıca kısırlığa yol açarlar. Bu petrokimyasalların belirlenmiş ve belirlenememiş onlarca zararı vardır.

Ayrıca kullanılan temizlik ürünlerinin artıkları deniz suyuna karıştığında denizdeki canlıların ölümüne sebep olmakta, toprağa karıştığında ise bitkilerin ve toprakta yaşayan canlı varlıkların zarar görmelerine sebep olmakta, böylece ekolojik sisteme de zarar vermektedir.

Kullanılan şampuanlarda bulunan “Sodium Lauryl Sulfate” maddesinin ise kanserojen etkisi bulunmaktadır.

Şampuan yerine; hem vücut hem de saç için %100 saf zeytinyağından üretilen doğal sabun kullanmak. Saçlar son durulamada, bir kaba konulacak çok az miktarda sirke katılmış ılık su ile yıkanırsa hem parlak hem de yumuşak olmaktadır.


Tamamı

30 Aralık 2012

Deterjanlar, Mikroplara Ne Kadar Zarar Veriyorsa İnsana da Verir.

Deterjanlar, deriye teması halinde derinin yağını alır, kurumasına ve çatlamasına, hassas kişilerde dermatitlerin oluşumuna neden olur. Giysilerden ve bulaşıklardan deterjanların uzaklaştırılması için bol miktarda su kullanmamız gerekir. İyi durulanmamış çamaşırlar da ciltte alerjik reaksiyonlara, tahrişe ve dermatitlere neden olur.

Çeşitli evlerden, lokanta ve yemekhanelerden alınan deterjanla yıkanmış ve kullanılmaya hazır olan yemek kaplarında 0,199 - 0,663 mg./lt. deterjan saptanmıştır. Yine aynı çalışmada % 1`lik deterjanlı su ile yıkanan yemek kaplarından deterjanı uzaklaştırabilmek için, kabın cinsine göre 4-8 lt. su kullanmak gerekir. Bu da bulaşıkların yaklaşık 6 defa durulanması demektir. Deterjanla yıkanmış, iyi durulanmamış veya silinmemiş yemek kaplarından vücuda günde 75 mg. deterjan alınır, bebeklerde ise 250 mg.`a kadar çıkabilir ve  günde 35 mg.`ın üstündeki dozlar ise hayvanlarda iltihap ve atrofik (daha önce normal bir olan bir organın kuruması) değişikliklere neden olur. Ağız yolu ile 2,5 ml./kg. deterjan verilen tavşanlarda mide mukozasında petesial ülserasyon meydana geldiği deneyler sonucu saptanmıştır.

Ev temizliğinde kullanılan deterjanlar, mikroplara ne kadar zarar veriyorsa akciğer, karaciğer ve beyne de aynı şekilde zarar verir. Bütün hastalıklara, ayrıca mantara yol açar. Deterjanlar, bağırsak kanserine ve ağır akciğer hastalıklarına sebep olur. Çamaşırda, bulaşıkta, vücut ve çevre temizliğinde yaygın olarak kullanılan bu kimyasallar üzerinde, uzun uzun düşünmek zorundayız.


Alımtı

4 Haziran 2012

Kefirim

Kefiri Nasıl Mayalayacaksınız.

Kefir yapılısında esas olarak inek sütü kullanılır . sut kaynatıldıktan sonra bir kaba konur ve 25 C ye soğutulur. Üzerindeki kaymak tabakası alınır ve 1 litre ye 10 gram kadar kefir tanesi katılır iyice karıştırılır. (Ben şu tabaktaki miktar kadar koydum ) Kabın kapağı kapatılır ve sut 20 - 25 C de kalacak sakilde kap bir yere bırakılır.

Kefir yapımında sut sıcaklığı serce parmağıyla kontrol edilecek olunursa, sıcaklığın ve soğukluğun hissedilmediği bir derecede süte kefir denesi katılır. Kap içindeki sut normal olarak 18 - 24 saat sonra pıhtılaşır. Pıhtılaşma suresi üzerine süte katılan kefir tanesi miktarı, bekleme sırasındaki sütun sıcaklığı etkili olmaktadır. Soğuk havalarda kabın etrafı sarılmaz ise sütun sıcaklığı, düşeceğinden bazen pıhtılaşma gecikir veya hiç gerçekleşmez

Pıhtı yanı kefir olusunca buzdolabına alınır ve soğuyuncaya kadar burada bekletilir. Buzdolabından alınan kefir, denelerin ayrılması için bir kabın üzerine yerleştirilen plastik süzgeçten ( bu çök önemli, zira kefir oluştuktan sonra hiç bir şekilde tel veya alımın yum gibi metallerle temas etmemelidir ! ) geçirilir.Süzgeç üzerinde kalan deneler hemen kefir yapımında kullanılabileceği gibi yıkanarak bir su bardağı içerisinde buzdolabında bir hafta, kadar saklanabilir. Saklanmak istendiği zaman deneleri örtecek kadar bardağa su koymak gerekir.

Yazının tamamına ve sorularınız için buraya bakabilirsiniz