İçecekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçecekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2013

Kefirin Mayalanma Süresi



Kefiri buzdolabından çıkardığım sütle hemen mayalıyorum paket süt değil de sütçümden aldığım sütle yapıyorum, tercihe göre 24 saat veya biraz daha fazla bekletilebilir. Yandaki fotoğraftaki kefir 24 saatte mayalandı, süreniz uzadıkça daha yoğun kıvamlı ve ekşi olacaktır.

Bir litrelik kavanoza hemen hemen yarım litre süt 2 çorba kaşığı kadar da kefir mayası kullandım.



Kefir yapmaya geçen sene başlamıştım hala devam ediyorum elhamdülillah kefir mayasına hiç bir şey olmadı , hatta mayaladıkça kefirim çoğaldı şimdiye kadar beş tanıdığıma verebildim.





 

4 Haziran 2012

Kefirim

Kefiri Nasıl Mayalayacaksınız.

Kefir yapılısında esas olarak inek sütü kullanılır . sut kaynatıldıktan sonra bir kaba konur ve 25 C ye soğutulur. Üzerindeki kaymak tabakası alınır ve 1 litre ye 10 gram kadar kefir tanesi katılır iyice karıştırılır. (Ben şu tabaktaki miktar kadar koydum ) Kabın kapağı kapatılır ve sut 20 - 25 C de kalacak sakilde kap bir yere bırakılır.

Kefir yapımında sut sıcaklığı serce parmağıyla kontrol edilecek olunursa, sıcaklığın ve soğukluğun hissedilmediği bir derecede süte kefir denesi katılır. Kap içindeki sut normal olarak 18 - 24 saat sonra pıhtılaşır. Pıhtılaşma suresi üzerine süte katılan kefir tanesi miktarı, bekleme sırasındaki sütun sıcaklığı etkili olmaktadır. Soğuk havalarda kabın etrafı sarılmaz ise sütun sıcaklığı, düşeceğinden bazen pıhtılaşma gecikir veya hiç gerçekleşmez

Pıhtı yanı kefir olusunca buzdolabına alınır ve soğuyuncaya kadar burada bekletilir. Buzdolabından alınan kefir, denelerin ayrılması için bir kabın üzerine yerleştirilen plastik süzgeçten ( bu çök önemli, zira kefir oluştuktan sonra hiç bir şekilde tel veya alımın yum gibi metallerle temas etmemelidir ! ) geçirilir.Süzgeç üzerinde kalan deneler hemen kefir yapımında kullanılabileceği gibi yıkanarak bir su bardağı içerisinde buzdolabında bir hafta, kadar saklanabilir. Saklanmak istendiği zaman deneleri örtecek kadar bardağa su koymak gerekir.

Yazının tamamına ve sorularınız için buraya bakabilirsiniz

10 Mayıs 2012

Zahmetsiz Limonata Tarifi


3-4 adet limonu güzel yıkayıp 1 veya 1 ½  su bardağı şeker ile robotta çekin sonra 

3 su bardağı kadar su ilave edip beklettin 10 – 15 dakika ve süzün tekrar aynı işlemi yapın …ve sürahiye ye boşaltın ...

27 Ocak 2012

Naneli Ayran / Buttermilk Mint

Naneli Ayran / Buttermilk mint


Bir arkadaşın tavsiyesi ile denedim ayranın içine robatta çektiğim
taze naneleri ekledim farklı bir ayran oldu ...

14 Haziran 2010

Türk Kahvesinin Tarihi

Türk Kahvesi, Türkler tarafından keşfedilen kahve hazırlama ve pişirme metodunun adıdır. Özel bir tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi, ikramıyla kendine özgü bir kimliği ve geleneği vardır.
Önceleri Arap Yarımadası'nda kahve meyvesinin kaynatılması ile elde edilen içecek, bu yepyeni hazırlama ve pişirme metoduyla gerçek kahve lezzetine ve eşsiz hoş kokusuna kavuşmuştur. Kahve ile Türkler sayesinde tanışan Avrupa; uzun yıllar kahveyi, Türk kahvesi olarak bu yöntemle hazırlayıp tüketmiştir.
Brezilya ve Orta Amerika menşeli, arabica türü, yüksek kaliteli kahve çekirdeklerinden harmanlanan ve titizlikle kavrulan Türk Kahvesi, çok ince öğütülür. Bir cezve yardımıyla su ve isteğe göre şeker ilave edilerek pişirilir. Küçük fincanlarla servis yapılır. İçilmeden önce telvesinin dibe çökmesi için kısa bir süre beklenir.

Tarihi

1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul'a getirdi.
Türkler tarafından bulunan yepyeni hazırlama metodu sayesinde kahve, güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını aldı.
İlk olarak Tahtakale'de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanıştı. Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu.
Saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlandı. Çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde pişirilmek suretiyle içiliyor ve en itibarlı dostlara büyük bir özenle ikram ediliyordu.
Kısa sürede, gerek İstanbul'a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk Kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa'yı oradan da tüm dünyayı sardı.


Kaynak

2 Aralık 2008

Kahvelerin Sultanı Türk Kahvesi



Eski Bir Fincan
Dinle oğlum çok eskiden bir konakta
Akşamları gaz lambası ışığında
Paşa dedesinden kalan bu fincanla
Ninem eliyle kahve sunarmış Abdi Bey’e
Yıllar sonra 43 – 44 harp ortası
Ekmek karnesi ve yoksulluk yılları
Kayınvalidesinden kalan bu fincanla
Bu kez annem eliyle kahve sunarmış Hakkı Bey‘e
Eski konak yıllar önce yandı gitti
Ekmek karneli zor günler çoktan bitti
Abdi ve Hakkı Bey’ler rahmetlik oldu
Bir tek bu fincan kaldı yüz yıllık sevdalarla
Bir gün senin olacak birikmiş anılarıyla
Düşüp kırılsa bile topla tamir et oğlum
Kahve yaşın gelecek
Bu fincanı iyi sakla...


Bir Fincan Kahve
1 1/2 Tatlı kaşığı Kahve
1 Tatlı kaşığı Şeker
Bir fincan Su
Kısık ateşte hemen karıştırıp kaşığı çıkar
Bol köpüklü olması için kabarmadan ocaktan al.