18 Eylül 2009

Acı Biber Turşusu


Acı Biber Turşusu


Turşunun tadı güzel oldu buraya hem not alayım hem de paylaşayım inşallah:

1 kiloluk cam kavanoza

3 çorba kaşığı iri tuz

1 büyük çay bardağı sirke alabildiği kadar biber üzerine de su


8 Eylül 2009

Kırmızıbiberli Ekmek



Kırmızıbiberli Ekmek
Fransız ekmek tarifini yaptım yalnız suyun 100ml yerine közlenip robotta çekilmiş biber ekledim.


Ekmek Makinesindeki Uygulama

7 Eylül 2009

İlginç Değerli Taşlar

Flourite (with Calcite)

Scolecite
858 Karat Zümrüt

Zümrüt Taşı Özellikleri Ve Zümrütün Etkileri


Zümrüt taşı taşlar arasında en değerlilerindendir. Hatta bazı kaliteli (çatlak, yarık ve derinlemesine yeşil) zümrütler elmas’ dan bile değerlidir. Zümrüt taşının rengi ne kadar soluk ise değeri de o kadar düşüktür. Zümrüt genelde yeşil renkte olur bazı sıcak ortamlarda olanları maviye yakın bir yeşil renk aldığıda görülür. Zümrüt taşı çatlakları, kırıkları ile ünlü taşlardandır. ve çatlağı kırığı olmayan ve parlak renkte olanlarına çok ender rastlandığı için çok değerlidir. Ama zümrüt taşındaki çatlakları yağ ile doldurarak kusursuz gibi satıldığı yerlerde vardır.

Zümrüt Özelikleri:

Tamamı


Quartz (var. Amethyst)
Pyromorphite

Bunlar bir müzeden diğerlerine bakmak isteyen buraya tıklaya bilir



Makinede Ekmek


Ekmek makinesinde ilk denemelerim

Sökenin evde ekmek yapımı hazır paketi kullandım sadece suyunu sen ilave ediyorsun güzel bir ekmek oldu. Fakat pek iktisatlı değil...


Ekmek Yapma Makinesi Genel Yapısı ve Parçaları

28 Ağustos 2009

Güllaç


Önceleri çok hafif bir tatlı olduğundan :) hiç denememiştim ama bu ramazan ( isteyerek) ilk defa denedim.


14 Güllaç yufkası

2 Litre + 1 su bardağı ılık süt

3 – 4 kahve fincanı şeker


Ilık Sütte şekeri eritip tek tek güllaç yufkalarını dizip her yaprağını da sütle ısladım

Orta katına ve en üst katına kavrulmuş fındık, badem ilave ettim.

18 Ağustos 2009

Hatıralar




Bu resimde dönerken Tekirdağ da namaz için durduğumuz cami de bir mezar... 
Kızım fotoğrafını çekmeseydi bende göremeyecektim... İlginç geldi... Belki bir bilen çıkar neyin nesi bilmiyoruz...

7 Ağustos 2009

Sargı Yeri Şehitliği

Sargı yapılan alandan alan Sargı yeri İngilizler tarafında bombalanarak 18 bin evladımızı kalleşçe şehit vermişiz. 28 Haziran 1915 gecesi direk, Sargı Yeri Hastanesini hedef alarak, çoğu parmağını bile kıpırdatamayacak kadar ağır yaralı olan 18.000 yaralı askerimizi şehit etmişler. Mehmetçiğimiz onların hastane gemilerinin hiçbirine tek kurşun bile atmazken, buna mukabil düşmanın yaralı askerlerini bile büyük bir şefkatle tedavi ederken İngilizler Ortaçağdan kalma vahşiliklerini pervasızca sergiliyorlardı.

Bir savaş ve insanlık suçu işleyerek 18.000 savunmasız insanı katlediyorlardı. Bir vadiden kurulan sargı alanındaki bu vahşet in boyutlarına hangi vicdan dayanabilir ki. İngilizler bu numarayı birçok alana da yapmışlar. Barış yaptık demişler hoop yine bombalar yağdırmışlar. Artı sargı yerlerine bombalara yağdırmışlar. Yani bir tek silah atamadan ölen binlerce şehidimiz olduğunu örgendim Çanakkale’de. İngilizlerin Çanakkale’de yaptıkları adîliklerden birisi de kimyasal gaz kullanma teşebbüsleridir. Bu insanlık cinayeti, Lordlar Kamarasında Çörçil tarafından gündeme getirilmiş. Bunun bir insanlık suçu olduğu vurgulanınca Çörçil, “Türkler insan değildir. Bu yüzden gaz kullanmamızda bir sakınca yoktur” diyerek oradakileri ikna etmiş. Tamamı




Sargı yerindeki katliamlara dayanamayan birçok asker arkadaşı İngilizlere saldırarak şehitlik mertebesine ulaşmış. Bu acıya dayanamayan başka bir canlı olan bir ağaçta rivayetlere göre üzüntüsünden dolayı kendini sarmalamış. Yazılar Alıntı

6 Ağustos 2009

Dur Yolcu

Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir!…


Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir!


Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir!...

Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir!...

Necmettin Halil Onan


5 Temmuz 2009

Dut / Mulberry

Her yaratılanın bir sonu olduğu gibi dutlarında zamanı bitiyor.... :(


1 Temmuz 2009

Fırında Kaşarlı Mantar


Borcam tepsisine iki sıra yıkanıp süzülüp dilimlenmiş mantar dizip, üzerine 2 – 3 kaşık

tereyağı biraz tuz suyunu çekene kadar pişirdim.

Sonra bol rendelenmiş kaşar serptim fırına tekrar koyup fırını kapattım.


27 Haziran 2009

Ne Güzel Meslek



Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar çocuklara, Rabia çok güzel bir seçim yaptı ve o büyümeden 10 yaşında amacına ulaştı inşallah daim ve hükümleriyle amel edenlerden olur. Rabbim emeği geçenlerden ve Rabia’dan razı olsun.



Enes b. Malik'den rivayete göre Peygamberimiz:

"Çocuğuna Kur'anı Kerîm'i yüzüne okumayı öğreten kimsenin geçmiş ve gelecek günahı mağfiret edilir. Çocuğunu hâfız yapan kimseyi de Cenabı Hak, kıyamet gününde ayın on dördü gibi parlak bir sûrette diriltir. Çocuğuna: "Oku!" denilecek. Çocuğu her bir âyet okudukça Allah Teâlâ da babasının (makamını) bir derece yükseltir. (Bu durum) ezberlediği Kur'anı Kerîm'i sonuna kadar (okuyuncaya) devam eder." buyurdu. (6)

Sehl b. Muaz el Cühenî'nin, babası Muaz'dan rivayet ettiği diğer bir hadisi şerifte de Peygamberimiz:
"Kur'anı Kerîm'i okuyan ve hükümleriyle amel edenin anne ve babasına kıyamet günü bir taç giydirilir ki, bu tacın ışığı güneşi evlerimizin içinde farz etseniz dünya evlerindeki güneş ışığından daha güzeldir. O hâlde Kur'anı Kerîm'i bizzat öğrenen hakkında ne düşünürsünüz? (Onun sevabını da siz takdir ediniz.)" buyurdu. (7)

Hazreti Ali (Radıyallahu Anh) den rivayet edilmiştir ki, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim Kur'an'ı okur ve onu ezberlerse, helâlini helâl, haramını da haram kabul ederse, Allah-u Tealâ onu bu sebeple cennete girdirir ve onu, yakınlarından kendilerine cehennem vacip olan (cehenneme girmesi gereken) on kişiye şefaatçi (yardımcı) kılar."(8) Kaynak

4 Mayıs 2009

Geçmişin Güzellikleri

Geçmişin Güzelliklerine Hasret Duymayan, Geleceğini Güzelleştiremez. Ahmet Selim