25 Şubat 2013

Teflonda Waffle



Waffle, Belçika asıllı bir hamur tatlısıdır





Teflonda denemek istedim fena olmadı.



Malzemeler:

  • 2 yumurta
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Yaklaşık 1,5 su bardağı un
  • 1 su bardağından biraz fazla süt
  • Çeyrek su bardağı sıvı yağ 





Yapılışı:

  1. Yumurtaların aklarını ve sarılarını ayırın. Yumurta akını vanilyanın yarısıyla mikserle köpürene kadar çırpın.
  2. Yumurta sarılarıyla toz şekeri de ayrı bir kapta çırpın.
  3. Köpürttüğünüz yumurta akı vanilya karışımının üstüne süt, sıvıyağ, kabartma tozu, kalan vanilya ve tuzu ekleyip karıştırın. Karıştırmaya devam ederken bir yandan da yavaş yavaş unu dökün.
  4. Son olarak Çırptığımız yumurta sarısı ve şeker karışımını da ekleyip karıştırın.
  5. Waffle makinesi yada tost makinesi veya teflon tavada birer kepçe dökerek 5-6 dakika pişirin

Tarifi Buradan Aldım  

Bu tarif daha önce denediklerinden basit geldi ...

 


20 Şubat 2013

Görgü Kuralları: Frenk Tarzı Hayatın Kartviziti

Şimdi o zamanlarda yaşamıyoruz. Önce büyüklerdeki güzel halleri yitirdik. Hal gidince büyüklük kalmadı tabii. Zaten zaman öyle döndü, devran öyle değişti ki artık büyüklüğün tarifi de farklı. Tevazu, teenni, itidal, vakar, hasbilik, fedakârlık, muhabbet, emanet ve ahde vefa, tazim, hilm, müsamaha, cömertlik, iffet, hayâ, sadakat gitti; yerini, egoizm, gurur, kibir, büyüklenme, fırsatçılık, yağcılık, dalkavukluk, ferdiyetçilik, övünme, hava atma, şatafat, lüks severlik gibi kötü sıfatlar aldı. 
Artık iltifat, bu sıfatlarla işini gören, köşeyi dönen, düşene bir tekme de kendisi atan yeni tiplere. İşte adabı muaşeret kitaplara bu yüzden girdi ya… Yaşanmayan, unutulmaya yüz tutmuş kuralları ancak kitaplarla muhafaza edebilirsiniz. 
Zaten “Adabı Muaşeret” kavramını artık kimse kullanmıyor. Bu kavramın yeni ismi görgü kuralları oldu. İsmiyle birlikte muhtevası de değişti tabii. Frenk diyarından ithal, bizimle ilgisi olmayan bir hayat tarzını önceleyen kurallar dizisine dönüştü. Bu kurallar bir arada yaşamanın edebini talim etmiyor, Frenk diyarından ithal asri hayatların birbirine kartvizit oluyor. Adabı Muaşeretin gerektirdiği hayat tarzını inkâr eden bahtsızlar bir arada yaşamanın değil yekdiğerine üstünlük sağlamanın usturuplu yollarına görgü diyorlar. Bunlar için kendisi gibi olmayan görgüsüz, olup da küçümsedikleri ise sonradan görme…
Adabı Muaşeretin yerini görgü kurallarına bırakmasının bir hayat tarzının diğer hayat tarzına üstünlük sağlamasından daha fazla bir anlamı var.
Aslında ne olduysa varlık, zaman ve mekân algısının şirazesi kaydığı için oldu. Neredeyse tüm doğrular yanlış, tüm yanlışlar doğru olarak görülür oldu ki şaire; 
Lügat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım, tutun elimden;
Aynalar söyleyin bana, ben kimim? 

17 Şubat 2013



İslamın inceliklerine daha çok dikkat eden bir kardeşine, 
açık olan diğer bir kardeşine gösterdiğiniz kibarlığı göster miyorsunuz 
hatta kin dahi besliyorsunuz... neden ?

9 Şubat 2013

Kurutulmuş Hurmalar



Lütfiye ablanın kurutulmuş hurmaları çok nefisti tamamen doğal.

Tam olgunlaşmadan üst ve alt kısmını ellemeden kabuklarını soyarak ipe dizmiş ve sabah güneşi alan balkona  asıp kurutmuş ellerinize sağlık




5 Şubat 2013

Früktoz, Gerçekten Meyveden Mi Elde Ediliyor?

Früktoz, meyvelerdeki şekere verilen isim. Doğal yolla, yani meyveden ve dozunda alındığında zararı yok.  Ancak, piyasada satılan ve hazır gıdalarda kullanılan früktoz, kimyasal yolla elde ediliyor. Maalesef kaynağı meyve değil, mısır!
Meyvelerde hem früktoz hem glikoz hem de sakaroz var. Bunların içinden früktozu ayırmak hem çok zor hem de çok pahalı.
İnsan doğasına aykırı olduğu için şeker zehir oldu.


Tamamı